Kafa Dengi
Kafa Dengi
Üniversiteye başlamadan önce tek bir hayalim vardı. Sadece bir tane.
O da kafa dengi arkadaşlarla projeler geliştirmek, sabahlamak, bir şeyler üretmek, eğlenmek — ama eğlenirken de öğrenmek.
Çok istedim bunu. Ama bir türlü sahip olamadım.
Bilirsiniz şu filmlerde olan sahneyi: bir evde toplanırlar. Biri gelir kocaman abur cubur dolu poşetlerle. Müzik açılır. Herkes birlikte bir proje için sabahlar. Orada asıl mesele verimli olmak değildir; beraber bir şeyler yapmaktır. Aynı vizyon altında yürüyebilmektir. Tıkandığında beraber çözmektir.
Olay sadece proje de değil ki. Aynı kafadaki insanların birbiriyle gerçekten dost olabilmesi. Bu yolda beraber olmanın verdiği o his.
Birden fazla projede yer aldım. Ortam oluşturmaya çalıştım. Ama bilmiyorum, belki ben kendimi istemeden geri çektim hep. Belki de o uyumu kendim engelledim. Kimseyle istediğim o yakınlığı kuramadım.
Şimdi mezun oluyorum. Yakında üniversite günlerim rafa kalkacak, bir anı olarak kalacak. Bunun için üzülmüyorum aslında. İyi ki okudum. İyi ki yaşanacakları yaşadım.
Sadece içim buruk.
Bu kadar.